“Geziler” Kategorisi İçin Arşiv


Geçen haftasonu iş yerinden arkadaşlarımızla birlikte Beypazarı’na gittik. Çok güzel bir gün geçirdik. Beypazarı’nın meşhur ürünlerinden satın aldık. Sokaklarda taze sıkılmış havuç suyundan içtik. Yaprak sarması, tarhanası, eriştesi, kurusu, şekerlemesi ünlüymüş. Biz de bunların tadına baktık, satın aldık. Ayrıca tarihi evlerini gezdik.

Daha sonra Beypazarı’nın gümüş işlemecilerini ziyaret edip, yine çok ünlü telkari ürünlerinden yüzük, minyatür nalın ve kolyeler aldık.

Gün sonunda yorgun ama çok keyifliydik. Dostlarla birlikte yeni bir gezide buluşmak üzere ayrıldık.

Beypazarı şekerlemesi…Ev Yapımı… Üzerindeki yazı ile yayınlıyorum.

Harika tatlı, susamlı fıstıklar…

Meşhur tereyağlı Beypazarı kurusu… Zeytinyağlısı ve margarinlisi de var fakat benim favorim tereyağlısı…

Kara çalı bitkisi…Bu bitkiyi de çok tatlı bir teyzeden aldım. Şifa niyetine…

Bunlarda benim kurabiyelerim…Yolculukta çocuklar için yaptım. Yemeğe kıyamadılar. Ama ben tekrar yapma sözü verince afiyetle yediler. Tarifi tekrar vermiyorum. Tarif için buraya tıklayabilirsiniz.

Comments 4 Yorum Var »

Geçtiğimiz Pazar günü, fotoğrafa meraklı birkaç arkadaş, eşim ve kızımla birlikte, Pazaryeri-Bilecik’in Kınık Köyü’ ne gittik. Bu köy seramikleriyle meşhur.

Köye gelmeden önce uğradığımız Pazaryeri’nde meşhur Soydan Bozası’nı içmeden geçemedik. Boza ile birlikte bol tahinle yapılan yine çok lezzetli bir helvanın da tadına baktık. Pazaryeri’nin güzel pazarı Cumartesi günleri kuruluyormuş. Bunu kaçırdığıma üzüldüm ancak buraya tekrar gelmek için iyi bir bahane oldu benim için…


Boza ve güzel helvanın tadına baktıktan sonra, yaklaşık 125 yıllık geçmişi olan Kınık Köyü’ ne doğru yol aldık. Bu güzel ve temiz göçmen köyünün misafirperver halkı ile köyün girişinde karşılaştık. Köyün erkekleri mezarlıkta temizlik yapıyorlardı. Burada alınan birkaç kare fotoğraftan sonra seramik atölyelerinin bulunduğu küçük ama sevimli sokaklardan geçtik.

Evlerin dış cephe renklerinin canlılığı, büyük tahta kapıları, bu kapıları açtığınızda karşınıza çıkan temiz ve düzenli avluları, her camda çiçek oluşu, sokakta karşılaşan herkesin bize “Hoş geldiniz” demesi, hepimizin dikkatini çekti. Seramik atölyelerinde çalışan ustaların o küçücük pencerelerinin önünde de yine renk renk çiçeklerle karşılaştık. Avlulara giren kapıların kilitli olmayışı da Zeynep’in en çok dikkatini çeken şeylerden biri oldu.




Salim Usta’nın eşinin, ıspanaklı, peynirli el açması yufkadan yaptığı böreği ile üzümleri, köy kahvesinde içtiğimiz o sıcacık ama karbonatsız çaylar, yine Osman Usta’nın eşinin yapmış olduğu ve benim ilk kez tattığım armut turşusunun suyu ve tabii ki yaptığımız o sıcacık sohbetler…Sözün özü çok keyifli bir hafta sonu geçirdik.
Güncelleme: Bu fotoğraflar sevgili eşime ve bir arkadaşımıza ait. Sevgili Ayşe Yaman’ın yorumundan sonra fotoğraflayanları belirtmediğimi fark ettim. Teşekkürler Ayşe!

Comments 4 Yorum Var »

Site Meter